16.07.2025
Muhammed KAYA
Zaman, hızlı dönen bir çark gibi…
Kim neye inanıyorsa yarın unutabiliyor.
Değerler, duruma göre esnetiliyor.
Kazanmak için eğilmek, ayakta kalmak için şekil değiştirmek olağan hale gelmiş.
Ama ben hep şuna inandım:
Gerçek kazanan, yönünü koruyandır.
Rüzgârla yükselenler fırtınada savrulur.
Ama kendi yolunda yürüyen, yavaş gider ama sağlam gider.
Hayatım boyunca çok şey kaybettim.
Parayı da gördüm, yokluğu da.
Alkışlandığım günler de oldu, görmezden gelindiğim zamanlar da.
Ama hiçbir gün, yolumu değiştirmek zorunda hissetmedim.
Çünkü inandığım şey para getirmese de, makam vermese de
kendime olan saygımı taşıyordu.
Zamanla şunu da fark ettim:
Yönünü değiştirenler kısa sürede öne geçer,
ama yönünü koruyanlar uzun vadede iz bırakır.
Biri kalabalıklarda kaybolur,
diğeri yalnız ama dimdik yürür.
Ben yalnız yürümeyi göze aldım.
Çünkü biliyordum ki yönüm sağlam olursa
bir gün o yolun kıymetini anlayanlar çıkacak.
Benim için mesele “herkese göre biri” olmak değil,
“kendine sadık biri” kalmaktı.
Ve bu sadakat; en çok sessizlikte, en çok kaybettiğin anlarda sınanır.
Bugün bir yol üzerindeyim.
Kimseye yaranmak için değil, kimseyi kırmamak için de değil…
Sadece doğru bildiğim için oradayım.
Belki yavaş ilerliyorum, belki bazen yalnız…
Ama yürüdüğüm yolun sonunda başımı eğmeden duracağımı biliyorum.
Çünkü ben yön değiştirmedim.
Ve yönünü koruyanlar, sonunda hep kazanır.