16.07.2021
Muhammed KAYA
Herkesin bir yolu vardır.
Kimi hazır bir yoldan gider, kimi kendi yolunu kazıyarak açar.
Ben ikinciyi seçtim.
Taşlıydı, dikenliydi, yokuştu…
Ama sonu başımı eğmeden yürüyebileceğim bir yere çıkıyordu.
Ben bu yolu mecburiyetten değil; karakterim öyle olduğu için seçtim.
Benim için mesele hiçbir zaman sadece kazanmak olmadı.
Makam da hedef değildi, alkış da.
Benim için mesele, inandığım şeyin arkasında durabilmekti.
Bir duruşu taşıyorsan, zaten bedel ödemeye razı olmalısın.
Bu yolda çok kaybettim.
Ama en küçük tavizle kazanılacak şeyleri istemedim.
Kimseye yaranmak için susmadım,
ve susmam gereken yerde de bağırmadım.
Bazıları için siyaset, sadece bir araçtır.
Benim için ise bu yol; taşıdığın yükü,
giydiğin ceket kadar net anlatır.
Bazen görünmezsin, bazen yalnız kalırsın…
Ama kendine ihanet etmediğin sürece kaybetmiş sayılmazsın.
Ben bu yolda yürümeyi seçtim çünkü:
Kısa yollardan gitmeyi reddettim.
Yalakalıkla yükselenleri gördüm,
ama yükseldikçe küçülenleri de gördüm.
Benim yolum, uzun olabilir.
Zaman zaman sessiz, zaman zaman çetin…
Ama sonunda alnım açık, başım dik kalacağımı biliyorum.
Çünkü ben tercihini çoktan yaptım:
Ben bu yolda yürümeyi seçtim.
“Yol, seni nereye götürdüğüyle değil,
kim olarak götürdüğüyle anlamlıdır.”